Geçim sıkıntısı çeken bir yazar, mükemmel suçu işleyeceğini herkese duyurunca şehirde soğuk bir dalga yayılır. Bir manifesto gibi planını parça parça ortaya koyar; polis ise henüz kan dökülmeden onu durdurmak için zamana karşı yarışır. Yazar, her adımı kurmaca bir bölümmüş gibi tasarlar, ipuçlarını kasıtlı sızdırır, medyayı da oyuna katar. Kent, satranç tahtasına döner; her köşe, her gölge olası bir hamledir. Avcı kim, av kim, sürekli yer değiştirir. Bu film kedi fare geriliminde basit ama etkili bir rota izliyor. Yazarın kırılgan egosu ile zekâsı çatıştıkça soruşturma derinleşiyor, polis tarafında da insani hatalar ortaya çıkıyor. Aksiyon patlatmak yerine tansiyonu diyalog ve mekânlarla kuruyor. Finali açık etmeyeyim; gerçek ile kurmaca arasındaki çizgi iyice bulanıyor ve şiddetin gösterilmesi üzerine rahatsız edici sorular bırakıyor. Akıllı, tempolu ve göz yormayan bir suç anlatısı arayanlara birebir.
Yeniler Popüler Eskiler