Pragmatik doktor Marianne ile şefkatli hemşire Tor, klasik ilişki tanımlarının onlara göre olmadığını baştan kabullenmiş iki yalnız ruhtur. Bir akşam Marianne’in pek de iyi gitmeyen kör randevusunun ardından feribotta Tor ile yolu kesişir ve hikâye asıl burada nefes almaya başlar. Tor, gecelerini büyük laflara gerek duymadan, erkeklerle kısa ama dürüst karşılaşmaların peşinde geçirir; bu anların insanı hem özgürleştirip hem de düşündürebileceğini saklamadan anlatır. Tor’un rahat ve açık tavrı, Marianne’in yıllardır içine ittiği soruları yüzeye çıkarır. Sınırların nerede başlayıp nerede bittiğini, yakınlığın gerçekten ne kadar güvenli ya da ne kadar kırılgan olabileceğini sorgulamaya başlar. Bu film, büyük dramalara yaslanmadan, küçük bakışlar ve sakin konuşmalarla ilerleyen bir keşif yolculuğu sunuyor; samimi olduğu kadar merak uyandıran bir anlatım kuruyor.
Yeniler Popüler Eskiler