Küçük bir sahil köyünde yıllardır bir oğul hasreti çeken yalnız bir balıkçı, gecenin ortasında ufku yaran uhrevi bir ışığa tanık olur. O an, hayatının yönünü değiştirir: ışığın peşinden giderken, kasabanın suskun duluyla, içe kapanık papazla ve serseri bir yetim çocukla yolları kesişir. Her karşılaşma, köyün üstü örtülü sırlarını aralar; unutulmuş mektuplar, yarım kalmış sözler, denizin sakladığı kazalar bir bir su yüzüne çıkar. Balıkçı, başkalarının yükünü dinledikçe kendi boşluğuna tutunacak yeni bir anlam bulur. Bu film, kayıp, bağışlanma ve inanç arasındaki ince çizgide yalın bir dille yürür. Yönetmen, dalgaların ritmini anlatının temposuna taşırken görüntü yönetimi sisli sabahları tablo gibi kuruyor. Oyunculuklar ölçülü; duyguyu zorlamadan, küçük bakışlarla büyüyor. Müzik az ama yerinde. Final, tüm gizemleri açıklamasa da kalbe usulca dokunan, umutlu bir kapı aralıyor.
Yeniler Popüler Eskiler