Gerçek suç belgeselinin merkezinde, denizden dramatik bir şekilde kurtarılan genç bir adam var; New England’da yaşayan varlıklı ailesinden iki kişiyi öldürmekle suçlanıyor. Film, sahil güvenlik telsizlerinden sorgu odasına, aile arşivlerinden mahkeme salonuna uzanan bir yapı kuruyor ve seyirciyi ilk dakikadan itibaren şu soruya sıkıştırıyor: kurtulan mı kurban, yoksa usta bir manipülatör mü? Yönetmen, melodramdan kaçınırken tempoyu dikkatle ayarlıyor; sisli kıyılar, soğuk dalgalar ve sessiz ev içleri arasında gidip gelen görüntüler gerilimi diri tutuyor. Tanıklıklar birbiriyle çakıştıkça sınıf ayrıcalığı, medya baskısı ve aile sırları gibi temalar derinleşiyor. Kurgu, kolay cevaplar sunmak yerine gri bölgelerde dolaşıyor. Sonuçta ortaya çıkan, hem izleyeni tartışmaya çağıran hem de modern adalet duygusunu yoklayan, yalın ama etkili bir anlatı.
Yeniler Popüler Eskiler