Bekâr anne Flora, Dublin’in sıradan ama yorucu günlerinde ergenlik çağındaki asi oğlu Max’le aynı evde yaşamanın ağırlığını taşır. Max’in öfkesi ve başına buyruk halleri, Flora’nın sabrını sürekli sınar; anne olarak onu beladan uzak tutmak isterken çoğu zaman duvara tosladığını hisseder. Tam da bu noktada, hırpalanmış bir akustik gitar beklenmedik bir kapı aralar. Flora, oğlunun enerjisini başka bir yere akıtmak için müziğe tutunur ve bu arayış onları tükenmiş bir Los Angeles müzisyeniyle buluşturur. Bu film, büyük olaylardan çok küçük anların gücüne yaslanıyor. Sokakların sesi, ev içindeki gerginlik ve müziğin yavaş yavaş kurduğu bağ, bu yıpranmış aileyi yeniden aynı ritimde buluşturmaya çalışıyor. Samimi, sıcak ve yer yer hüzünlü bir yolculuk izliyoruz.
Yeniler Popüler Eskiler