Ergenlikten yeni çıkmış Howard Hughes, babasının matkap ucu işinden kalan serveti gözü kapalı bir kumar gibi masaya sürer ve I. Dünya Savaşı’ndaki avcı uçaklarını anlatan Cehennem Melekleri adlı dev bir yapımın peşine düşer. Amacı yalnızca bir film çekmek değildir; göklerde daha önce kimsenin denemediğini denemek, kamerayı bulutların arasına taşımaktır. Setler büyür, bütçe kabarır, dublörler ve pilotlar sınırlarını zorlar. Hava muhalefeti, kaza riski ve sesli sinemaya geçişin ani baskısı projeyi sürekli yeniden şekillendirir. Hughes’un takıntılı mükemmeliyetçiliği çoğu zaman felaketin eşiğinde gezinse de ortaya çıkan hava sahneleri seyirciyi koltuğa çiviler. Dönem Hollywood’unun ihtişamıyla deliliğin ince çizgisinde dolaşan bu hikaye, yaratıcılığın bedelini de açıkça gösterir. Sonunda Cehennem Melekleri büyük bir şöhret getirir; fakat alkışların ardında yorgunluk, kırık kanatlar ve yüksek bir faturanın gölgesi vardır. Kısacası, gökyüzünü sinemaya indirmek isteyen bir adamın hem yükselişini hem de payına düşen sarsıntıları anlatan cesur bir serüven.
Yeniler Popüler Eskiler