Norveç’in soğuk ve sessiz kasabalarında geçen bu dram, gerçek olaylardan beyazperdeye aktarılan bir hikayeyi sade ama etkileyici bir dille anlatıyor. Film, askerden yeni dönmüş 19 yaşındaki Dag’ın normal hayata tutunma çabasına odaklanıyor. Dag, itfaiyeci olan babasına yardım etmeye başlayınca, sirenlerin sesiyle birlikte ufalanan güven duygusunu da hissediyoruz. İlk başta sıradan görünen vakalar kısa sürede artıyor; her mahallede peş peşe çıkan yangınlar, ortada seri bir kundakçı olabileceği şüphesini büyütüyor. Hikaye, baba-oğul arasındaki bağın ağırlığını, dumanın altında sıkışan vicdanlarla birlikte taşırken, küçük bir toplulukta korkunun nasıl yayılıp herkesi birbirinden şüpheye düşürdüğünü yalın bir ritimle gösteriyor. Büyük laflara ihtiyaç duymayan, atmosferine güvenen bir çalışma. Yangınlar kadar yakıcı olanı, Dag’ın içindeki fırtına ve büyümeye dair sancılar. Basit, dürüst, akılda kalan bir Norveç draması.
Yeniler Popüler Eskiler