Güç sahiplerinin saklamak istediği gerçeklerin peşinde geçen bir ömür. Bu film, My Lai katliamından Ebu Gureyb skandalına uzanan çizgide gazeteci Seymour Hersh’ün izini sürüyor. Karanlıkta bırakılan dosyalar, korkuya rağmen konuşan tanıklar ve her seferinde masaya geri dönen bir muhabir. Hikaye sade ama nabız yükseltici bir tempoyla açılıyor. Belgesel, arşiv görüntülerini samimi röportajlarla birleştiriyor; eski editörler, meslektaşlar ve eleştirmenler konuşuyor. Hersh’ün yöntemleri, etik ikilemleri ve ödediği kişisel bedeller açıklıkla ele alınıyor. Soru şu: Gerçeğin peşinden koşmanın sınırı nerede, gücün yalanıyla mücadele nasıl yapılır? Ton abartıya kaçmıyor, kahramanlaştırmak yerine nüanslı bir portre çiziyor. Sessiz bir gerilim duygusu var; her belge, her cümle bir kapıyı daha aralıyor. Sonunda izleyiciye açık bir davet kalıyor: Şüphe etmeyi, ısrarla sorgulamayı ve haberin değeri üzerine düşünmeyi hatırlatan bir çalışma.
Yeniler Popüler Eskiler