Dünyanın en zengin adamı, servetinin yalnızca banka hesaplarında değil, insanların zaaflarında da bir ağırlığı olduğunu düşünüyor. Yanına da evlat edindiği, sokaklardan gelmiş serseri ruhlu oğlunu alıp yola çıkıyor. İkili, farklı şehirlerde kurdukları para oyunlarıyla sıradan insanları, küçük çıkarların peşinden koşanları ve kendini güçlü sananları sınava sokuyor. İlk bakışta eğlenceli duran bu oyunlar, ilerledikçe daha rahatsız edici bir hale geliyor; çünkü mesele para değil, insanın ne kadar kolay satın alınabildiği. Film, açgözlülük ve gösterişin nasıl bulaşıcı olduğunu basit ama etkili sahnelerle anlatırken, bazen de ince bir mizahla izleyiciyi gülümsetip hemen ardından düşündürüyor. Zengin adamın soğukkanlılığı ile oğlunun vicdanı arasında gidip gelen hikâye, sonunda herkesin gerçek değerini ortaya çıkarıyor.
Yeniler Popüler Eskiler