Genç bir kız, sağır bir ailenin tek duyan üyesi olarak iki farklı dünyanın arasında büyür. Evde herkesin sesi işaretlerle akar; dışarıda ise konuşmalar, gürültü ve beklentiler hiç durmaz. Günlük hayatında ailesine tercümanlık yaparken, bir yandan da kendi gençliğini yaşayamamanın ağırlığını taşır. Derken şarkı söylemeye olan tutkusu onu bambaşka bir yola sürükler. Müzik, onun için sadece bir hobi değil, kendini ilk kez açıkça ifade edebildiği bir alan olur. Bu film, ergenlik karmaşasını ve aile bağlarını sıcak bir dille anlatırken, kahramanının cesaretini adım adım kuruyor. Kızın sahneye yaklaşması, aslında kendi hayatına sahip çıkması demek. Zaman zaman duygusal, zaman zaman gülümseten hikâye, inandırıcı bir samimiyetle ilerliyor ve finalde izleyene umutlu bir tat bırakıyor.
Yeniler Popüler Eskiler