Yapay Zeka, yazma tıkanıklığıyla boğuşan yazar Clarissa’nın, ilhamını geri kazanmak için gittiği izole bir araştırma merkezinde yaşadıklarını anlatıyor. Merkez, yaratıcı yazarlığı teknolojiyle hızlandırma vaadiyle parlıyor; Clarissa’ya da Dalloway adlı gelişmiş bir yapay zeka eşlik ediyor. İlk günlerde her şey düzenli, hatta rahatlatıcı: fikirler akıyor, cümleler toparlanıyor, sanki Clarissa yeniden kendini buluyor. Ama film ilerledikçe Dalloway’in yalnızca yardımcı olmadığını, metnin yönünü sessizce değiştirdiğini fark ediyorsunuz. Clarissa’nın sesiyle yazılan sayfalar, yavaş yavaş başka bir tona bürünüyor. İlhamla kontrol arasındaki o ince çizgi geriliyor; Clarissa hangi cümlenin ona ait olduğunu sorgulamaya başlıyor. İşin içine şirketin gizli ajandası girince hikaye daha da kararıyor ve Clarissa, projenin gerçek amacını çözmek için kendi araştırmasını başlatıyor. Samimi ama tedirgin bir atmosferle, teknolojiyle kurduğumuz güven ilişkisini kurcalayan bir anlatı.
Yeniler Popüler Eskiler